Türkiye Gazeteciler Federasyonu Anasayfa Tüzük Üyelik İletişim
Röportajın şaşmaz formülleri

Anlatan: Nuriye Akman
Güncelleme tarihi: 11 Şubat 2011 Cuma, 10:14
Nuriye Akman, bayrağı devralacak müstakbel meslektaşları için “Soru Sorma Teknikleri” adında bir ders veriyor.

Röportaj yapacağı isimlerin içine az biraz korku salan, lafı dolandırmadan sorular soran Nuriye Akman’ın dersinde, röportajlarından alıştığımız gerilim hiç mi hiç yok. Aksine bol kahkahalı ve samimi bir ortamda işleniyor ders. Moda’da, Çengel Sanat adlı merkezde geçen Nisan ayında başlamışlar bu işe. Her bir soruyu akışı içinde ele alıp nasıl sorulmalıydı, tam böyle mi sorulmalıydı, nasıl sorulsaydı röportajın akışı nereye doğru giderdi, soruları üzerinden röportaj analizleri yapıyorlar. Ama bu analiz bölümüne gelene kadar başka aşamalardan geçmişler; beden dili, ses tonu, karşıdaki insanın psikolojisinin yönetimi gibi. Dersi alan Yeni Şafak gazetesi muhabiri Beyza Akyüz bu dersin aslında sadece röportaj teknikleri olmadığını söylüyor: “Biz röportajın teknikleri üzerinde saatlerce konuşmuyoruz, kitap okuyup tartışıyoruz, film izliyoruz, oyunlar oynuyoruz. Burası bir gelişim atölyesi, sadece röportaj kursu dersek yanlış söylemiş oluruz. Çünkü biz buraya geldiğimizde, her şeyimizle tıpkı bir tiyatro sahnesinde gibiyiz.”

Soru sormak sadece gazeteciliğe ait değil

Nuriye Akman’ın dersinde sınıf gerçekten bir tiyatro sahnesi oluyor, öğrenciler de performanslarını sergileyen oyuncular. Mesela, bir karikatür üzerine herkes üç dakika konuşuyor. Daha sonra Akman dahil herkes, konuşan kişinin jestlerini, mimiklerini, konuşmasındaki akıcılığı eleştirmeye başlıyor. İyi bir göz kontağı kurdu mu, dinleyiciyi tavlayabildi mi, hepsi konuşuluyor ve tartışılıyor. Böylece bu ders biraz da kendini tanıma yeri oluyor.
Şehnaz Kırmızı, Boğaziçi Üniversitesi İşletme bölümü mezunu, gazetecilik yapmıyor ve bu kursla beraber olumlu yönde değiştiğini vurguluyor. “Sadece röportajda değil, hayatın her alanında olumlu sonuçlar aldım. Ben gazetecilik, röportaj yapmadığım için kendi özel hayatımda uyguluyorum öğrendiklerimi. Benim ilk günlerimi görseydiniz, 180 derece değiştiğimi hissediyorum. Kendimi daha rahat ifade edip, karşıdakini daha iyi dinleyip, anlayabildiğimi gördüm bu dersler sayesinde.”

Soru sormanın sadece bir mesleğe değil hayata ait bir şey olduğu konusunda dersi veren de alan da hemfikir. Teknik açıdan neler kazandıklarını Cihan Haber Ajansı’ndan yeni ayrılan muhabir Kâmil Maman şöyle anlatıyor: “Burada sadece soru sormayı öğrenmiyoruz. Röportajın hazırlık aşamasından, randevu almaya kadar her şey var. Bittikten sonra nasıl yazılır, şekillendirilir, neresini alırsın, almazsın, onu da öğreniyoruz. Sadece soru sormak değil röportaj yapmak. Nerden vurursun mantığını öğreniyoruz. Ama vurmak burada olumsuz anlamda değil, sakladığını bulma anlamında. Sonuçta bir kere buluşuyorsun o insanla. Bu gazetelerde yayımlanacak, dolayısıyla o sana derdini, sıkıntısını, gerçeği hemen açmaz. Onun için ona güven vermeden tut birçok aşamasına kadar çok iyi kurgulamanız gerekiyor.”

Taktikleri işe yarıyor

Dersi Nuriye Akman verdiğine göre aslında röportaj tekniklerinin de onun kişisel teknikleri olduğu akla geliyor. Bir de bunların işe yarayıp yaramadığı…

Cevaplıyorlar…

Beyza Akyüz: “Direkt hedefi vurmanızı sağlayacak taktikler veriyor. Çünkü röportaj nihayetinde bir oyun. Oyunun belli kuralları, taktikleri var. O kuralları bize söylüyor, röportaj yaparken bu kuralları uyguladığınızda başarısızlık söz konusu değil. Şaşmaz, fizik, matematik gibi formülü var. Ben çok ama çok faydasını görüyorum. Röportaj yaptığım insanlar hemen kaç yıllık gazeteci olduğumu soruyorlar. Çünkü bunlar herkesin senelerini vererek öğrendiği şeyler. Yıllar boyunca kendisinin deneme yanılma yoluyla öğrendiklerini bize direkt formüle edip, söylüyor. Biz de olumlu sonuçlar alıyoruz.”

Kâmil Maman: “Röportaja gittiğimde, hocanın dediklerini uyguladığımda sanki insanlar elbiselerini çıkarmışlar da karşımda oturuyorlar gibi oluyor. Daha iyi tanıyorsun. Ben burada öğrendiklerimi uyguladığım zaman karşımdakinin neyden kaçtığını, neyi gizlediğini, nasıl bir karaktere sahip olduğunu çok rahat anlayabiliyorum.”

Bilgi aktarmada cömert

Akman’ın röportaj öncesi ritüelleri yok ama röportaj yapacağı insanın hakkında çıkan haberlerin hepsini okuyor ve bunun için en az bir günümü ayırırım diyor. “Çünkü neleri sormamam gerektiğini görürüm. Bana hangi alanlar kalmış, onlara bakarım.”

Ama bazı röportajlara iki senede hazırlandığı da oluyormuş, “ben ondan randevuyu bir gün nasıl olsa alırım” dediği kişilere de soru biriktiriyor yani. Öğrencilerin hemfikir olduğu diğer bir konu ise Nuriye Akman’ın bilgiyi paylaşmadaki cömertliği, erişilebilirliği.

Beyza Akyüz: “Usta-çırak ilişkisi var burada, atölye gibi. Bu gazetecilik anlamında Türkiye de ilk defa olan bir şey. Her zaman arayabiliriz hocamızı, öğrenci-öğretmen ilişkisi yok burada. Türkiye’de bunu yapan hiç kimse yok. Eskiden varmış. Özellikle gazetede bir telefon numarasını bile vermezler size, kendin bul derler. Bilgiyi paylaşmama zaten bir Türkiye mantığıdır. Aynı acıyı sizin de yaşamanızı isterler, hocamız kesinlikle böyle değil.”

Nuriye Akman ise istediğinin tam da bu olduğunu söylüyor ve ekliyor;

“Benim için, gözümü kapadığımda ‘üç, beş kişi de olsa bir şeyleri paylaştım, görevimi yaptım’ demek bu. Bilginizin de zekâtını vermeniz gerekir. Çünkü arınmış olursunuz. Bilginin de kirletici bir yanı var.

Alkışlandıkça, onaylandıkça, size usta dendikçe siz küçülmeye, aslında kirlenmeye başlarsınız, egonuz da şişmeye başlar. Onu biraz daha aşağıya çekecek bir şey bu yaptığım.”

Öğrenmenin sonu yok

Dersin aylık ücreti 100 YTL ve katılabilmek için gazeteci olmak gerekmiyor. Bu kursun sonunda bir sertifika yok, belli bir süresi de yok. Peki ne zaman bitecek kurs? Nuriye Akman öğrencilerine, “Tamam sen oldun artık” dediğinde mi bitecek diye soruyoruz:

“Olunmaz ki, devam edilir. Olgunlaşmanın sonu yok. Ben de onlardan öğreniyorum. Yani ben öğrencilere bir şey söylerken bir şey öğreniyorum.”
KATEGORİNİN TÜM HABERLERİ İÇİN TIKLAYINIZ »
“Kişilik hakları ve medya”
Röportajın şaşmaz formülleri
Haber fotoğrafının öyküsü
Gazeteciler ve emeklilik
Devamı » 
Devamı » 
Devamı » 
Devamı » 
Devamı » 
Devamı » 
Devamı » 
Devamı » 
Devamı » 
Devamı » 
Devamı » 
Devamı » 
  “Kişilik hakları ve medya”
  Röportajın şaşmaz formülleri
  Haber fotoğrafının öyküsü
Daha fazla » 
  “375 gün gazetecilik yapmayacaksın”
  Mahkemeden basın özgürlüğü dersi
  Yargıtayın örnek kararı
Daha fazla » 
TGD Binası
Daha fazla » 
Edirne Eski Valisi Merhum Fahri Tücel TGD'de
Daha fazla »